26
Nisan
2011

Migrenden muzdarip olan kişilerin hemen hemen yarısının önleyici tedaviden fayda görebilecek olmasına rağmen,günümüzde sadece 10 migrenli insandan biri bu tür bir tedavi alıyor. Eğer ayda ikiden fazla atak yaşıyorsanız, ağrı kesici ilaçlar artık fayda etmemeye başladıysa, migren atağından önce aura denilen belirtiler görülüyorsa, ataklar sizde uyuşukluk, zayıflık yaratıyorsa önleyici tedavi almanz gerekebilir.
Önleyici tedaviler migren ataklarının sıklığını, şiddetini ve uzunluğunu azaltabilir, ağrı kesicilerin de etkinliğini arttırabilir. Çoğu durumda önleyici tedavi başağrılarını tamamen ortadan kaldırmaz ve bazı yan etkiler de görülebilir. Eğer önleyici migren tedavisinden iyi sonuç aldıysanız ve ilaçları 6 ay ile 1 yıl arasında kullandıysanız, doktorunuz ilaçları biraz azaltıp migren ağrılarının geri dönüp dönmeyeceğini görmek isteyebilir.
26
Nisan
2011

Migren tedavisi için birçok ilaç piyasaya sürülmüştür. Bunlara ek olarak, başka hastalıkları tedavi etmek içinkullanılan bazı ilaçların da migren tedavisinde faydalı olduğu bilinmektedir. Migren tedavisinde kullanılan ilaçlar ikiye ayrılır:
Ağrı kesici ilaçlar( akut atak tedavisi ): Bu ilaçlar başlamış bir migren krizini tedavi etmek için kullanılır.
Önleyici ilaçlar( profilaktik tedavi ):Bu ilaçlar düzenli olarak kullanılır ve migren ataklarının sıklığını ve şiddetini azaltırlar.
Migren tedavisinde hangi ilacın kullanılacağı kişiden kişiye farklılık göstermektedir. Baş ağrılarının sıklığı ve şiddeti, iş veya günlük yaşantıyı olumsuz etkileyip etkielemediği gibi faktörler tedavi seçiminde göz önünde bulundurulmalıdır.
Migren, başın değişik bölgelerinde kronik ağrılara yol açan bir hastalıktır. Migren ağrıları çok şiddetli olabilir ve günlerce sürebilir. Bazen ağrılar o kadar şiddetlidir ki, hastanın tek düşünebildiği şey yatabileceği sessiz ve karanlık bir oda bulmaktır.
Migren, auralı ve aurasız olmak üzere ikiye ayrılır. Auralı migrende, klasik migren ağrıları başlamadan önce görsel veya duyusal bazı işaretler verir. Migren atağından önce gelen bu işaretler ışık çakmaları, kör noktalar veya kol ve bacakta karıncalanmalar gibi belirtilerdir. Migren atağına genellikle mide bulantısı, kusma, seslere ve ışığa aşırı hassasiyet eşlik eder.
25
Nisan
2011

Bugün, migrenin sebepleri hakkında çok fazla bilgiye sahip olmasak da, çevresel faktörler ve genetik yapının migrenoluşumunda birlikte rol oynadığı düşünülüyor. Ana ağrı yollarından biri olan trigeminal sinirdeki değişikliklerin migren ile ilişkili olduğu öne sürülmektedir. Migren atakları sırasında beyinde serotonin seviyesinin de düştüğü gösterilmiştir. Serotonin seviyesinin düşmesi de trigeminal siniri uyararak ağrı oluşumunda rol oynayan kimyasallar salgılamasına yol açabilir. Sonuçta bu da baş ağrısına sebep olur.
Migreni tetikleyen sebepler
Migrenin mekanizması tam olarak anlaşılamasa da, migren ataklarını tetikleyen bazı sebepler bilinmektedir.
24
Nisan
2011

Baş ağrıları birçok insanın kabusudur. Ne zaman geleceği, nasıl geleceği belli olmaz. Bazen birkaç dakika sürerken,bazen günlerce dinmeyebilir. Bazı durumlarda ağrı kesiciler de fayda etmeyebilir. Yaygın olarak görülen baş ağrısı çok değişik sebeplerle ortaya çıkabilir.
Baş ağrısı bir hastalık değil, belirtidir. Çoğu baş ağrısı ciddi bir hastalığın sonucu değildir, fakat bazen çok ciddi ve hayatı tehdit eden hastalıkların belirtisi olabilirler. Her zamankinden farklı, sık veya şiddetli gelen baş ağrılarının mutlaka sebebi bulunmalı ve tedavi edilmelidir.
Baş ağrılarını şöyle birincil (primer) ve ikincil (sekonder) olarak sınıflandırabiliriz.
© Tüm Hakları Saklıdır - Sağlık ve İnsan Hastalıklar, Belirtiler, Tedaviler
Yazılar hiçbir şekilde kopyalanamaz.
Bu sitede yer alan bilgilerin hepsi genel bilgilendirme amaçlıdır.Doktor tavsiyesi değildir.